>

18 Eylül 2012

SONBAHAR YELİ:)

Sonbahar geldiği şu günlerde, dışarıda esen rüzgar bizlere yaşamın en doğru yüzünü göstermekte. Yaz gelir yakar, kavurur ardından renkler değişir ve gözlerin gördüğü hazan rengine döner. İçlerde bir garip yaşanmışlık oluşur. Sararmaya başlayan yaprakların teker teker yerlere dökülüşünü izleriz.
Gönlümüz bir yandan giden yazın burukluğuyla bekler, bir yandan da yeni gelen hüznü karşılamaya hazırlanır. İçimizde bıraktığımız çocukluğumuz bize seslenir. Görsel şölen sunan ağaçları seyreder, ayrılığı yaşayacak dallarının savruluşunu izleriz.
 
 
 
Kendinizle konuştunuz mu hiç böyle zamanlarda. Kalbinizin konuştuğu oldu mu hiç. Size çağrıştırdığı cümleleri seslendirebildiniz mi?
Camdan bakarken uçuşan her ne varsa onlar gibi uçmayı düşlediniz mi?
İnsana bir başka hayal kurdurur sonbahar, her gelişin bir gidişi vardır der, her yeni renkleri size hediye getirilmiş gibi farz edersiniz.
Sarılar, kırmızılar, ağarmış yeşiller hepsine birer mucize gibi bakarsınız. Savruldukça çıkan hışırtıları kulaklarınız delinmişçesine dinler, esen rüzgarın soğukluğunu değil de size anımsattıklarıyla ilgilenirsiniz.
Deniz bile bir başka kabarır hazanda, dalgalar resim çizer gözlerinizin en güzel baktığı yerde. Bembeyaz köpükler sizi sarar ve hırçınlaşmasına rağmen tat alırsınız. Denizin konuştuğuna inanır, gönlünüzden geçenleri sizinle paylaştığını düşünürsünüz.
Bir başkadır Sonbahar, çamurlu yeşil yol gibidir. Battıkça daha da gitmek istersiniz. Kokusunu içinize çekmektir, adına şiirler yazılmış bu mevsimi doyasıya yaşamaktır bütün gayeniz.
Ayrılık mevsimi derler, yaz boyunca yeşeren ağaçların, güneşin altında kavrulan yaprakların şimdi bir düş misali kendiliğinden bitmesidir. Bu mevsim yeniliğin habercisidir, ayrılığın değil de yeni dünyanın kapısıdır. Zaten yeni şeylere gidebilmek için, insanın önce bazı şeyleri terk etmesi gerekmez mi? Ayrılık böyledir işte bu mevsimde. Sancılıdır, acılıdır ama her yeni renk, her yeni yel size hayat gerçeğini anlatır.
Yaz aşkları bu mevsimde mi biter. Yoksa adı çıkmış dokuza, inmez sekize misali bu mevsimidir bütün şuçları işleyen. Yazın hiç suçu yok mudur? Bu mevsimde yeni aşk başlamaz mı? Ve savurur sizi ordan oraya çırpınmanız nafiledir. Doyasıya izleyin kaçmanız gereksizdir.
Yemyeşil bir göl kenarında tadını çıkarın bu mevsimin gözleriniz kapayın ve dinleyin. Hazan deyip te atmayın bir kenara. Geçmişten bu güne, tartın içinizdeki hazanlara ait düşlerinizi. Ağaçların her yeni savruluşunda, sizde bulmaya çalışın kapatılmış kapılarınızın anahtarlarını.
Unutmayın Sonbahardır bu size mucizeyi düşleten, bulduğunuzda o anahtarları çevirten.

6 yorum:

guzelgul dedi ki...

en cok sevdigim baharrrrrrr :) hosgelmis :)

Mein Blog/Blogum

PAPİŞ STYLE dedi ki...

Ne güzel yazmışsın yine Reçelim. bayılıyorum senin kalemine. Hazan mevsimini ben çok severim. Tıpkı tarif ettiğin gibi yerini hüzünle beraber yeni keyiflere bırakır. Aslında hazan mevsiminin tadı bir başkadır. yazdan kalan son günlerin kavurmayan sıcağı ama öte yandan da hafif esen rüzgar, sararan yaprakların renk tonlamaları ben de başka sevinç uyandırır. Deniz bile başka tatlı olur bu mevsimde. Yerini sessizliğe bırakmış kumsal ve deniz bana kalmıştır artık. Allaha her zaman şükürler olsun ki bizi bu güzellikleri gören kullarından eylemiş.

bir kase lezzet dedi ki...

reçelim hoş geldin özlettin kendini.
sonbahar eserken yaprakları savuruşu çok hoşuma gider beni alır götürür yazın ve resimlerde aynı doyguyu yaşadım.
seninle sohbet çok güzeldi

birtutamkekik dedi ki...

sonbahardır beni benden alan..
:)
reçelim nasılsın?
nerelerdesin..

guzelgul dedi ki...

bi rbakiyim dedim recelim ne yapiyor diye ama hala ses yok senden :( ins iyisindir

Mein Blog/Blogum

REÇELİM dedi ki...

sonbahar sonbahar sen benim hayalimin rengisin:)) demiş şair..

hepinize kucak dolusu sevgiler, artık yavaş yavaş bloğuma dönüyorum sanırım:)
öperim sevgiyle...