>

29 Kasım 2012

RENKLİ KAYIKLAR...


Bu sabah bir başka dünyaya uyanmış gibi açtım gözlerimi, burnumda taze ekmek kokusu, ocakta demlenen çayın buharı hiç bu kadar güzel gelmemişti. Usulca kalktım yataktan yavaş yavaş acele etmeden doğruldum, gittim pencerenin önünde beni bekleyen doğan güneşe karşı. Renk renk kayıkları yüzdüresim vardı, bir dokunuşla yol vermek ve seyretmek gidecekleri yerleri merak ederek.

Derin bir nefes aldım gözlerimde ışıl ışıl parlayan ışıkla. İçimde tarifi belli olmayan bir his ve ben sokaktan geçen ve beklide her sabah gördüğüm farkında olmadığım insanları fark ederek, günaydın dedim içimden sessiz çığlıklarımda haykırdım yoksa deli derlerdi bağırsam biliyorum. Hafiften bir tebessümle ilk defa aynaya başka baktım, gözlerime, saçıma, yüzüme inceledim kendimi beynimde o mutluluk sarhoşluğuyla.
 
 

Küçük sevinçlerdi ya hani hayattan istediğim, yediğin lokmanın paylaşılarak yenmesi gibi, kahvenin o en üst tadında hissetmek dinginliği işte öyle bir sabaha uyandım bugün. Usulca izledim camdan geleni geçeni çöp konteyner kenarında duran kedileri, hiç olmamışçasınaydı sanki bugüne kadar olanlar ve ben hiç bu kadar iyileşeceğimi hiç düşünmemiştim. Haksızlık ne ağır bir kelime ben bunu bugün fark ettim ama insana yaşarken de nasılda ağır gelmediğini anladım. Her koşulda güçlüdür insan her aşamada savaşır gerek dürtüleriyle, gerek acılarıyla, gerek yaşatılanlarla ama ne olursa olsun her karanlığın sonunda bir aydınlık olduğunu fark ettim zaten hep bilirdim de hiç yaşamazdım.

Sokağa çıktığımda her insana heyy başardım demek geldi içimden, koşarak yürümek kollarımı iki yana açmak istedim. Son anda yüzümdeki anlamsız gülüşü görüpte bana bakanları fark edince bunun iyi bir fikir olmadığını anladım…

 Bayatlamaya yüz tutmuş bir kibrit çaksan alevlenecek korların üzerini bazen külleriyle örtmek gerekiyormuş, işte ben bu sabah  külleri savurarak uyandım.

Daha da savuracağım taa ki üzeri örtülüp toprağa karışana kadar…Bazen renkli kayıkları yüzdürmek gerekir nereye gideceklerini hiç bilmeden... 

Mutlu sabahlar olsun…

7 yorum:

DaRmAn dedi ki...

sevgili reçel;Ataol BEHRAMOĞLU der ya hani " Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu "...
Bu sabah o kadar çok umutsuz bakarken hayata;satırlarının arasında dalmışken renkli kayıklara,birden şairin sözlerini anımsattın bana.. Ve silkelenmeme sebep oldun sevgili reçelim :)
Sana kocaman bir teşekkür borçluyum..
Sevgiyle kucaklıyorum seni...

REÇELİM dedi ki...

eğer buna sebep olduysam ne mutlu bana darmanım kucaklıyorum seni sevgiyle kal:)

DaRmAn dedi ki...

Sende Canım.. ;)

nilay dedi ki...

Bloğun ismine bayıldım.
İçimi açan ferah sözlerinize de
Sevgiler

REÇELİM dedi ki...

teşekkürler nilaycım benden de sana kocaman sevgiler:)

cicileydi dedi ki...

çocuklğum geldi aklıma :)

REÇELİM dedi ki...

ahh cicileydi ahh çocukluk güzel şey bee :) keşek çocukluğumuza istediğimiz zaman gidip gelebilsek:)