>

3 Nisan 2014

KALEMİMİN UCUNA GELENLER...

Hani bazen yılmış bedeninizde ısrarla savaşırsınız, kendinizi anlatamassınız da yine de son bir hamle dersiniz reçellerim. Hani bazen siz satırlar dolusu kendinizi anlatırsınız da kimse anlamaz, anlamak istemez en kötüsü de nedir bilir misiniz? yanlış anlaşılmak, özünüzde hiç olmadığınız kişiye dönüştürülmek işte en çok o yakar canınızı siz hayır dedikçe üstünüze gelinir. Bir yol kalmaz çıkmanız için, tüm yollar kapanır bir anda kafanız karışır ne yapmanız gerektiğini bulamazsınız. Yüreğinizde hiç kimseye anlatamadığınız yakan bir sızıyla kalırsınız tek başınıza..İnatla gülümsersiniz gülmem gerek gülmeliyim dedikçe her gülümseyişte batar bir yanınıza tebessümün iğneleri...



Aklınızda bir sürü soru işaretleriyle geceleri ve günleri yaşarken ve pes edersiniz. Bırakırsınız belkide hiç söylendiği gibi olmadığını farkına varmayı beklersiniz. İçinizde kocaman bir boşluk doldurulmayı bekleyen  sahipsiz yerler oluşmaya başlar. Ve söylenenin aslında öyle olmadığını mı anlarsınız yada kendinize itiraf etmeyi ertelediğiniz gerçeklerle mi yüzleşirsiniz bilinmez ama içinizde lütfen diyen bir taraf daha güçlü ve daha yakıcı olmaya başlar...

Vazgeçersiniz, o kadar yorulur ve beklersiniz ki bu kadarı olmamalıydı derken kendinizi uzun bir çıkışın başında bulursunuz. Kendinizin değil başkasının işini kolaylaştırmak adına siz çekilirsiniz..Yüreğinizde tek damla savaşmak isteği kalmayıncaya vermiş olduğunuz gücü ve kudreti tek hamlede bırakıp özünde olanı biteni anlayarak size asla ait olmayan herşeyi bırakıp hiç bilmediğiniz çıkıştan yürümeye başlarsınız...

Bir anda geldi bunlar kalemimin ucuna bilirsiniz insan geldiği an dökmeli çünkü bir daha gelmiyor aynı ilham bende döktüm gitti reçellerim...

Hiç yorum yok: