>

25 Ekim 2017

Cennetten Bir Köşe Urla-Sığacık 1.bölüm URLA

Merhaba gezmeyi, yeni yerler keşfetmeyi her zaman çok sevmişimdir. Yeni tatlar yeni heyecanlar benim hayatımın vazgeçilmez bir parçası olmuştur her zaman. 
Ara ara yaptığım gezi postlarından zaten bunu anlamışsınızdır. Yine öyle güzel bir postla geldim bu sefer, geçtiğimiz hafta sonunda yani 15 Ekim pazar günü İzmir'e uçtuk eşimle Oradan Urla ve Seferihisar'aydı bu sefer yolculuğumuz. 
Hava limanından kiraladığımız aracımızla Urlanın yolunu tuttuk ekonomik araç kiralama hizmetleriyle gittiğiniz yerde artık gezmek çok kolay. 
Bomboş yollar sonbahara selam eden ağaçlar eşliğinde 1 saat süren yolculuğumuzun sonunda Urla'ya vardık. 

Ben  bir yere gitmeden uzun uzun araştırırım. nerede ne yenir, ne görülür dersime çalışmadan asla düşmem yollara:) Yine böyle bir araştırma esnasında Urla da yapılacak en iyi kahvaltının Meşhur Urla katmeri yapan Lale katmercisi olduğunu keşfettim ve ilk durağımız orası oldu yanında mis gibi erik suyu ile enfes bir lezzet şöleni yaşadık. 
Katmerleri 3 türlü yapıyorlar peynirli, kıymalı ve peynir-kıyma bir arada ince çıtır bir lezzet yemelere doyamadık ve çiğ börek ta yapıldığını duyunca dayanamadık ondan da götürdük ne diyeyim Eskişehir de yediğim çiğ böreğe on basar derler ya işte öyle bir lezzetti.




Kahvaltımızı yaptıktan sonra ki durağımız Urla sanat sokağı oldu. O kadar şirin bir yer ki en çok resimi burada çektim sanırım. El işleri satmak için tezgah açan sanatkarları, terzileri, sohbet cafeleriyle enerjinin yüksek olduğu bir sokak ağır adımlarla her bir köşesini dolaştık. 
Antikacı dükkanı bile vardı.
Biraz sizi bu sokakla baş başa bırakıyorum.


Keçi cafenin namını duymuştum gerçekten çok cici bir yermiş zaten adı sevimli:) önünde iki masa ile görünce mutlaka uğramak isteyeceksiniz.


 Burası bir terzi dükkanının önü o kadar güzel süslenmiş ki görünce içeri girip elbise diktiresiniz geliyor. Urla insanı renkleri, desenleri, canlılığı seviyor keşke herkes böyle olsa...


 

 


Yolunuz Urla ya düşerse bunu pazar gününe denk getirmenizi tavsiye ederim. Neden mi? çünkü pazar günü Urla kadınlarının yaptığı Kadın üretici pazarı var. Tam meydanda kurulan pazarda kadınların ürettiği ve yaptığı ürünler satılıyor. Buradan alışveriş yapabilirsiniz. İnanılmaz leziz şeyler yiyebilirisniz. Biz karnımız tok olmasına rağmen kabak çiçeği dolması ile sakızlı kurabiye aldık yedik. Şahaneydi...
Mutlaka görmenizi tavsiye ederim.


 Urla sokakları ve dükkanları hep cıvıl cıvıl mutlaka fotoğraf çekmek için size malzeme veriyor. Esnafı da halkı da süslemeyi çok seviyor ve baktıkça insana harika bir enerji geçiyor.
Şimdi biraz Urla dükkanlarına bakalım..


Ne kadar cici değil mi?

Burası pazarın kurulduğu meydan da ki heykel
Bir balıkçının emeği, özverisini gördüm ben bu heykelde..
eğer giderseniz bakalım siz ne göreceksiniz.

Urla ya yolunuz düşerse görmenizi isteyeceğim başka bir nokta ise Karantina adası.. araba ile ulaşımı çok kolay. adaya ortada bir yol ile ulaşabiliyorsunuz. 
Burası eskiden hac tan gemilerle dönen yolcuların sağlık kontrollerinin yapıldığı adaymış, kontrol edilir eğer bir hastalık görülürse gemisine geri yollanırmış. O yüzden adı karantina kalmış..

 Ada kıyılarından kareler ile yazımın sona geliyorum..
Biraz mavi gerek bize
biraz da tuz
işte o zaman son bulur yalnızlığımız...


Urla ya daha yakından bakmak için..
http://www.urla.bel.tr/

2.bölüm yazım Sığacık ta görüşmek üzere...
Sevgiyle kalın..

Hiç yorum yok: